Hester Peirce: Kripto öz-saklama ve finansal gizlilik bir haktır

Kripto öz-saklama vurgusu yapan SEC komiseri Hester Peirce, finansal gizliliğin korunması gerektiğini savunuyor. Bitcoin ETF’leri ve düzenlemelerin self-custody üzerindeki etkileri analiz ediliyor.

SEC komiseri Hester Peirce kripto öz-saklama ve finansal gizlilik konularını tekrar gündeme taşıdı. Peirce, bireylerin varlıklarını başkalarına bağımlı olmadan saklama hakkının temel bir özgürlük olduğunu belirtiyor. Bu tartışma, Bitcoin ETF’leri, in-kind creations ve AML düzenlemeleri gibi mekanizmaların self-custody alışkanlıklarını nasıl etkilediğini yeniden sorgulatıyor. Cointelegraph’ın haberine göre, Peirce çevrimiçi finansal gizliliğin standart olması gerektiğini savunuyor.

Peirce’in temelleri: Özgürlük ve gizlilik

Peirce, bireylerin kendi anahtarlarını ve varlıklarını kontrol etme hakkını savunan bir bakış açısını temsil ediyor. Ona göre, finansal işlemlerde gizlilik talep edenlerin otomatik şüpheli olarak görülmesi ters bir varsayımdır. Bu yaklaşım, kripto dünyasının merkeziyetsizlik ve kullanıcı egemenliği ilkeleriyle doğrudan ilişkilidir.

ETF’lerin ve in-kind işlemlerin rolü

Diğer yandan piyasa dinamikleri farklı bir yön çiziyor. Dr. Martin Hiesboeck gibi araştırmacılar, büyük BTC sahiplerinin ve uzun vadeli yatırımcıların vergi avantajları ve yönetim kolaylığı nedeniyle kendi saklamalarından ETF’lere yöneldiğini belirtiyor. SEC’in onayladığı in-kind creations ve redemptions mekanizması, kriptonun ETF paylarıyla değişiminde vergi olasılıklarını etkileyerek bu kaymayı hızlandırdı.

İyi ve kötü yanları

  • Avantajlar: Vergi planlaması, saklama yükünün azalması, kurumsal erişim kolaylığı.
  • Riskler: Merkezi custodian’lara bağımlılık, kullanıcı kontrolünün azalması, sansüre açık varlık havuzları.

Düzenleyici ortam ve AML tartışması

Mevzuat açısından, Dijital Varlık Piyasa Yapısı Açıklık Yasası gibi girişimler self-custody, AML ve varlık sınıflandırması konularını kapsayacak şekilde ele alınıyor; ancak bu tasarıların gecikmesi belirsizliği artırıyor. AML düzenlemeleri ile finansal gizlilik talepleri arasındaki gerilim, projelerin hem uyum hem de kullanıcı hakları arasında zor seçimlerle karşılaşmasına yol açıyor. Bu ikilem, sektördeki bazı aktörlerin öz-saklamadan vazgeçip ETF’lere yönelmesinin sebepleri arasında gösteriliyor.

Topluluk tepkisi ve geleceğe bakış

Bitcoin topluluğu içinde PlanB gibi isimlerin varlıklarını ETF’lere transfer etmesi tartışma yarattı; bazıları bunu pratik bir tercih olarak görürken diğerleri temel ilkelerden sapma olarak eleştiriyor. Önümüzdeki dönemde düzenleyici netlik, teknolojik çözümler (ör. daha kullanıcı dostu donanım cüzdanları) ve vergi mevzuatındaki değişiklikler, self-custody eğilimlerini belirleyecek başlıca faktörler olacak.

Sonuç olarak, Hester Peirce’in vurguladığı gibi finansal gizliliğin korunması ve kullanıcıların varlık kontrolünü sürdürme hakkı, düzenleyiciler, borsalar ve kullanıcılar arasında devam eden bir tartışma konusu olmaya devam edecek.


DİKKAT
Bu makale yatırım tavsiyesi veya önerisi içermemektedir. Her yatırım ve alım satım hareketi risk içerir ve okuyucular karar verirken kendi araştırmalarını yapmalıdır. Kripto para yatırımları yüksek volatilite gösterir ve tüm sermayenizi kaybedebilirsiniz.