Binance’de iddialara göre şüpheli hesaplar 2021’den beri milyonlarca dolar hareket ettirdi. KYC eksiklikleri, USDT akışları ve 2023 dava anlaşmasının ardından yeni soru işaretleri ortaya çıktı.
Binance ile ilgili yeni iddialar, şirketin KYC eksiklikleri ve şüpheli hesapların milyonlarca dolar akışına izin verdiği yönünde tartışmaları yeniden alevlendirdi. Habere göre Financial Times tarafından incelenen dahili veriler, 2021’den itibaren 13 hesaptan yaklaşık 1.7 milyar dolar işlem geçtiğini ve 2023’teki 4.3 milyar dolarlık ABD dava anlaşmasından sonra bile bazı hareketlerin devam ettiğini gösteriyor. Bu bulgular, Binance’in kurumsal uyum iddialarına yönelik önemli soru işaretleri doğuruyor.
İçindekiler Tablosu
Raporun öne çıkan bulguları
İncelenen dosyalar KYC belgeleri, IP ve cihaz günlükleri ile işlem geçmişlerini içeriyor. Verilerde, Venezuela, Brezilya, Suriye, Nijer ve Çin gibi ülkelerle ilişkili kullanıcıların yer aldığı belirtiliyor. Bazı hesapların banka bilgilerini sıkça değiştirmesi, aynı hesabın kısa süre içinde fiziksel olarak imkansız lokasyonlardan erişilmiş gibi görünen oturum kayıtlarına sahip olması uzmanların dikkatini çekti.
Şüpheli davranış örnekleri
- Bir hesaba iki yıl içinde 177 milyon dolar akması ve 14 ayda 647 kez banka hesabı bilgisi değiştirilmesi.
- Başka bir hesabın 2022-2025 arası yaklaşık 93 milyon dolar giriş-çıkışı göstermesi ve aynı gün içinde Caracas ile Osaka arasındaki erişimler.
- 13 hesabın ortak risk göstergeleri paylaşması ve toplamda milyonlarca USDT girişi ile ilişkili olması; bazı fonların daha sonra İsrail tarafından dondurulan cüzdanlarla bağlantılı olduğu rapor edildi.
Regülasyon, yükümlülükler ve bağlam
Binance, 2023’teki ABD ceza anlaşmasında gerçek zamanlı izleme, gelişmiş müşteri incelemesi ve düzenli değerlendirmeler sözü vermişti. Ancak dahili kayıtların ortaya çıkması, bu taahhütlerin uygulanma etkinliğine ilişkin endişeleri artırıyor. O dönemde ABD makamları, binlerce şüpheli hareket, fidye yazılımı, çocuk istismarı, narkotik ve terör bağlantılı transferler dahil olmak üzere raporlanmayan işlemlerden bahsetmişti. Ayrıca, bu tartışma Binance kurucusu Changpeng Zhao’nun ve şirketin siyasi ortamda aldığı muamelelerin de arka planını oluşturuyor; örneğin başvurulan bazı yasal zorluklar ve af süreçleri gündeme gelmişti.
Ne anlama geliyor ve öneriler
Bu tip vakalar, kripto borsalarının uyum mekanizmalarının sadece politika ve yazılı prosedürlerle sınırlı kalmaması gerektiğini gösteriyor. Etkili bir AML/KYC programı şu unsurları içermelidir:
- Gerçek zamanlı işlem izleme ve anomalileri otomatik olarak işaretleyen sistemler.
- IP, cihaz ve davranışsal analiz ile coğrafi tutarsızlıkların otomatik incelenmesi.
- Şüpheli aktivite tespit edildiğinde hızlı hesap kilitleme ve derinlemesine müdahale protokolleri.
- Tarafsız üçüncü taraf denetimleri ve düzenleyici raporlama süreçlerinin şeffaflığı.
Sonuç olarak, haberlerin doğruluğu ve etkileri hem regülatörler hem de piyasa katılımcıları için yakından izlenmeli. İddialar doğrulanırsa, hem teknik hem de kurumsal düzeyde daha sıkı uygulamalar ve denetimler gerekecek. Bu gelişmeleri Cointelegraph ve ilgili raporlar üzerinden takip etmek önem taşıyor.

