Do Kwon İçin ABD’de 5 Yıl Talebi, Güney Kore’de 40 Yıl İstiyor

Do Kwon ve Terraform Labs davasında savunma, ABD hapis cezasını 5 yıl ile sınırlamaya çalışıyor. Güney Kore ise aynı olaylar için 40 yıla kadar hapis talep ediyor.

Do Kwon’un yargı sürecinde, Do Kwon, Terraform Labs ve 2022’de yaşanan Terra çöküşü olayı ilk paragrafta öne çıkıyor. Savunma, Kwon’un ABD’deki hapis cezasının beş yıl ile sınırlanması gerektiğini savunurken, iade ve daha önce geçirilen tutukluluk süreleri hakkında ayrıntılı bilgi sunuyor. Bu dosyada iade (extradition) süreci, suçlamalar ve cezai boyutlar yatırımcı ve hukuk camiasının gündeminde.

ABD’deki dava ve savunmanın talepleri

Kwon, ABD’de kablolu dolandırıcılık (wire fraud) ve dolandırıcılığa iştirak suçlarından suçunu kabul etti. Savunma ekibi, müvekkilinin Montenegro’da geçen neredeyse üç yıllık tutukluluk dönemini ve daha önce kabul ettiği mali yaptırımları mahkemeye sundu. ABD savcıları, anlaşma gereği 12 yılı aşan bir ceza talep etmeyeceğini belirtmiş olsa da savunma, altı yıldan fazla bir cezanın haklılığı bulunmadığını belirtiyor.

Plea agreement ve maddi zarar

  • Plea agreement kapsamında Kwon belirli para ve taşınmazları iade etmeyi kabul etti.
  • Kayıpların toplamı piyasada yaklaşık 40 milyar doları bulmuştu.
  • ABD makamları, dava sonunda yaklaşık 19 milyon doların üzerindeki varlıkların müsadere edilmesini içine alan adımlar kaydetti.

Güney Kore soruşturması ve olası cezalar

ABD’deki hükümle süreç bitmeyecek. Güney Kore savcıları aynı çöküşe ilişkin ayrı bir soruşturma yürütüyor ve ülke hukuku kapsamında Kwon için 40 yıla varan hapis cezası talep edilebileceğini belirtiyor. Bu, uluslararası iade süreçlerinin ve eş zamanlı soruşturmaların bir sanığın hukuki durumunu nasıl karmaşıklaştırdığını gösteriyor.

Hukuki terimler ve yatırımcı etkileri

Bu dava, yatırımcıları ve düzenleyicileri ilgilendiren birkaç ana hukuki kavramı gündeme getiriyor. “Wire fraud” elektronik iletişim yoluyla dolandırıcılığı ifade ederken, “asset forfeiture” suçtan kaynaklandığı düşünülen varlıkların devlet tarafından el konulmasını kapsar. “Plea agreement” ise sanık ile savcılık arasındaki ceza anlaşmasıdır ve genellikle suçun kabulü karşılığında daha düşük tekliflerle sonuçlanır.

Uluslararası boyuttaki bu dosya, kripto piyasalarında şeffaflık ve hesap verebilirlik taleplerini güçlendirebilir. Hem ABD hem Güney Kore süreçleri, yatırımcıların tazminat beklentilerini ve düzenleyici reform ihtiyaçlarını yeniden gündeme taşıyor. Mahkeme kararları ve savcı önerileri, 11 Aralık’ta Manhattan’da beklenecek şekilde sonuçlanacak ve küresel kripto etiği üzerine etkileri dikkatle izlenecek.

Kaynak: Cointelegraph’ın raporuna göre.


DİKKAT
Bu makale yatırım tavsiyesi veya önerisi içermemektedir. Her yatırım ve alım satım hareketi risk içerir ve okuyucular karar verirken kendi araştırmalarını yapmalıdır. Kripto para yatırımları yüksek volatilite gösterir ve tüm sermayenizi kaybedebilirsiniz.